Asur ve Babil, Mezopotamya'nın tarihi zenginliğini temsil eden iki farklı uygarlık olarak karşımıza çıkar. Her ne kadar coğrafi olarak birbirine yakın olsalar da, kültürel, siyasi ve sosyal yapıları açısından belirgin farklılıklar gösterirler. Bu iki antik toplum, tarihin akışında önemli roller üstlenmiş ve birbirlerinden bağımsız olarak gelişim göstermiştir. Uygarlıkların kökenleri, inanç sistemleri ve yönetim biçimleri üzerinden bakıldığında, Asur ve Babil'in birbirinden ne denli farklı olduğunu anlamak mümkündür.
Asur ve Babil aynı değildir, ancak bu uygarlıklar Mezopotamya'da, Fırat ve Dicle ırmakları arasındaki bölgede kurulmuştur.
Asur, Kuzey Irak ve Dicle Nehri civarında kurulmuş, başkenti Ninova olan bir devlettir. Asurlar, ticarette gelişmiş ve kültürlerini birçok yere yayarak koloniler kurmuşlardır.
Babil, Samilerin bir kolu olan Amurrular tarafından kurulan ve başkenti Babil olan bir şehir devletidir. Babil, Hammurabi döneminde büyük bir imparatorluğa dönüşmüş ve diğer krallıklar üzerinde egemenlik kurmuştur.
Asur ve Babil, tarih boyunca birbirleriyle etkileşim içinde olmuş ve bazı dönemlerde egemenlik değişiklikleri yaşanmıştır.
SON YAZILAR